Latince “Modus” tan gelen Moda sözcüğü “oluşmayan sınır” anlamı taşımaktadır. Bu günkü anlamıyla yol, şekil, tarz, usul, hareket, davranış, konuşma, yazma, yaşam biçimi vb. genel anlamlarının yanı sıra insanların gündemde olan giyinme biçimini tanımlar. “Tasarım” sözcüğü ise Latince “des+ignare” kökünden gelir ve “işaret etmek”, “belirtmek”, “planlamak”, “resmetmek, “bir model veya şekil olarak kurmak anlamına gelir.(Barbarasoğlu, 1995, s.26). Moda bir dil, toplumsal bir varlık olmayı, iletişim kurmayı Hedefleyen dilin tersine, iletişimin bizatihi kendisi olmaya amaçlar. (Baudrillard, 2002: 147). Moda toplumda en önemsiz gibi görünen kişiyi dahi o toplumun bütünün temsilcisiymiş gibi gösterip öne çıkarma potansiyeline sahiptir.

“Moda” sürekli değişim sürecinde olan bir kavram olarak tanımlandığından bireylerin yaşadığı toplumlara, yaşam felsefelerine hitaben farklı düşünceleri yansıtmaktadır. Giysiler ise kişilerin bireysel özelliklerini, statü, yaşam tarzı ve duygularını yansıtmaktadır.

Tasarım kumaş ve devamında tasarlanan giysi, duygusal ve düşünsel his ile deneyimlediğimiz ve bunu yansıtmak istediğimiz yaşantılarımızda ilk önde yer alan dışa vurum aracıdır. Giysi ilk önce tasarım ile ilişkilendirilmektedir. Ancak tasarlanan ürünün sanatla olan ilişkisi kumaş, giysi, moda, sanat, giyilebilen sanat konseptleri birbiri içine geçmesini de kaçınılmaz kılmaktadır.

Yalın haliyle ilk unsuru örtünmede kullandığımız ve asıl ihtiyaçlarımız olarak ilişkilendirdiğimiz giysi, olabildiğince uzun bir müddet sosyal ve psikolojik anlamıyla bizi ne şekilde temsil ettiği, kendimizi nasıl hissettirdiği yönünde kavramlar çerçevesinde ele alınmaktadır. Temsil edilen, bu büyük kavramların içerisindeki önemli unsurlardan birisi de giyilebilir sanat Haute Couture olmaktadır.

Haute Couture 17. Yüzyıl da ilk adımları atılan Haute Couture akımı, 19. Yüzyılın sonlarında günümüz anlamını kazanmıştır. Haute Couture, Fransızca bir moda terimi olup Türkçe okunuşu (otkutür) dur. Müşterinin özel siparişi üzerine hazırlanan, özel dikim giysi anlamına gelmektedir. Tam olarak karşılığı ise “yüksek dikiş” anlamına gelmektedir. Genellikle üst gelir seviyesinde elit müşterilerin ölçülerine ve beğenisine göre hazırlanan yüksek kaliteli dikilen giysidir. Müşterisinin tercihlerine göre tasarımcının tasarımında değişiklikler yapabilmesine olanak sağlamaktadır. Abiye ve gelinlik müşterinin özel günlerine hitap etmesi nedeniyle bu noktada bir örnek olabilir fakat haute couture sadece abiye ile sınırlı olmayıp müşterilerin günlük giyim ihtiyaçlarını da karşılamaktadır.

Genel bilinenin aksine haute couture müşterinin çoğunluğunu cemiyet hayatı, ünlüler değil, adını dahi bilmediğimiz çok zengin ailelerin mensupları oluşturmaktadır. Haute couture dikilen tasarımlar ciddi maliyet fiyatlardan başladığı gibi uzun bir iş süresi yoğun el emeği gerektiren işlemler olup bu noktada yüksek fiyatlara mal olmaktadır. Haute Couture ciddi mesai saati uğraşlar sonucu tamamen insan emeğine ve becerisine dayalı bu akım, yalnızca özel bir kesime hitap etmektedir.

Kişiye özel tasarımda fiziksel işlevselliğinin yanı sıra ürün, kullanıcısının özel isteklerine göre özellikle kullanıcısının sosyolojik ve psikolojik isteklerine kullanılacak konsepte göre değişkenlik göstermektedir. Özel tasarımda ana fikir o ürünün o kişiye özel olması ve başkalarına göre uygunluk arz etmemesidir ancak bu tanımlama alışıla gelmişin dışında giyilebilir sanat ve giysi tasarımı biçiminde farklılıklar gösterebilir. İşlevselliğin önemli olduğu tasarım çözüm odaklıdır. Böylelikle Moda Tasarımı Haute Couture tasarım amacı doğrultusunda ilerler ve müşterisinin ihtiyacına göre şekillenmektedir. Tasarım kavramında önemli olan tüm nesneler detaylardan meydana gelmektedir dolayısıyla tasarımı önemli kılan onun detaylarında saklı olmasıdır.

Haute Couture tasarımcının olması gereken özelliklerinden biri ise tüm detayları yakalayabilecek iyi bir gözleme sahip olması bunun için güncel modayı takip etmesi bunu yapabilmek için ise moda tarihi dönem hareketlerinin, gelişmeleri hakkında bilgi sahibi olması gerekmektedir. Haute couture tasarımcı beden üzerinde kumaşla uygulamalarda bulunurken adeta bir heykeltıraş gibi sanatını icra etmekte bunun yanı sıra uyguladığı ürün tasarımcının imza karakterini yansıtmaktadır. Tasarım sürecindeki teknikler tasarım kalitesini oluşturduğu gibi tasarımcının dışavurumunun da katkıda bulunduğunu göstermektedir.

Latince “Modus” tan gelen Moda sözcüğü “oluşmayan sınır” anlamı taşımaktadır. Bu günkü anlamıyla yol, şekil, tarz, usul, hareket, davranış, konuşma,

Latince “Modus” tan gelen Moda sözcüğü “oluşmayan sınır” anlamı taşımaktadır. Bu günkü anlamıyla yol, şekil, tarz, usul, hareket, davranış, konuşma, yazma, yaşam biçimi vb. genel anlamlarının yanı sıra insanların gündemde olan giyinme biçimini tanımlar. “Tasarım” sözcüğü ise Latince “des+ignare” kökünden gelir ve “işaret etmek”, “belirtmek”, “planlamak”, “resmetmek, “bir model veya şekil olarak kurmak anlamına gelir.(Barbarasoğlu, 1995, s.26). Moda bir dil, toplumsal bir varlık olmayı, iletişim kurmayı Hedefleyen dilin tersine, iletişimin bizatihi kendisi olmaya amaçlar. (Baudrillard, 2002: 147). Moda toplumda en önemsiz gibi görünen kişiyi dahi o toplumun bütünün temsilcisiymiş gibi gösterip öne çıkarma potansiyeline sahiptir.

“Moda” sürekli değişim sürecinde olan bir kavram olarak tanımlandığından bireylerin yaşadığı toplumlara, yaşam felsefelerine hitaben farklı düşünceleri yansıtmaktadır. Giysiler ise kişilerin bireysel özelliklerini, statü, yaşam tarzı ve duygularını yansıtmaktadır.

Tasarım kumaş ve devamında tasarlanan giysi, duygusal ve düşünsel his ile deneyimlediğimiz ve bunu yansıtmak istediğimiz yaşantılarımızda ilk önde yer alan dışa vurum aracıdır. Giysi ilk önce tasarım ile ilişkilendirilmektedir. Ancak tasarlanan ürünün sanatla olan ilişkisi kumaş, giysi, moda, sanat, giyilebilen sanat konseptleri birbiri içine geçmesini de kaçınılmaz kılmaktadır.

Yalın haliyle ilk unsuru örtünmede kullandığımız ve asıl ihtiyaçlarımız olarak ilişkilendirdiğimiz giysi, olabildiğince uzun bir müddet sosyal ve psikolojik anlamıyla bizi ne şekilde temsil ettiği, kendimizi nasıl hissettirdiği yönünde kavramlar çerçevesinde ele alınmaktadır. Temsil edilen, bu büyük kavramların içerisindeki önemli unsurlardan birisi de giyilebilir sanat Haute Couture olmaktadır.

Haute Couture 17. Yüzyıl da ilk adımları atılan Haute Couture akımı, 19. Yüzyılın sonlarında günümüz anlamını kazanmıştır. Haute Couture, Fransızca bir moda terimi olup Türkçe okunuşu (otkutür) dur. Müşterinin özel siparişi üzerine hazırlanan, özel dikim giysi anlamına gelmektedir. Tam olarak karşılığı ise “yüksek dikiş” anlamına gelmektedir. Genellikle üst gelir seviyesinde elit müşterilerin ölçülerine ve beğenisine göre hazırlanan yüksek kaliteli dikilen giysidir. Müşterisinin tercihlerine göre tasarımcının tasarımında değişiklikler yapabilmesine olanak sağlamaktadır. Abiye ve gelinlik müşterinin özel günlerine hitap etmesi nedeniyle bu noktada bir örnek olabilir fakat haute couture sadece abiye ile sınırlı olmayıp müşterilerin günlük giyim ihtiyaçlarını da karşılamaktadır.

Genel bilinenin aksine haute couture müşterinin çoğunluğunu cemiyet hayatı, ünlüler değil, adını dahi bilmediğimiz çok zengin ailelerin mensupları oluşturmaktadır. Haute couture dikilen tasarımlar ciddi maliyet fiyatlardan başladığı gibi uzun bir iş süresi yoğun el emeği gerektiren işlemler olup bu noktada yüksek fiyatlara mal olmaktadır. Haute Couture ciddi mesai saati uğraşlar sonucu tamamen insan emeğine ve becerisine dayalı bu akım, yalnızca özel bir kesime hitap etmektedir.

Kişiye özel tasarımda fiziksel işlevselliğinin yanı sıra ürün, kullanıcısının özel isteklerine göre özellikle kullanıcısının sosyolojik ve psikolojik isteklerine kullanılacak konsepte göre değişkenlik göstermektedir. Özel tasarımda ana fikir o ürünün o kişiye özel olması ve başkalarına göre uygunluk arz etmemesidir ancak bu tanımlama alışıla gelmişin dışında giyilebilir sanat ve giysi tasarımı biçiminde farklılıklar gösterebilir. İşlevselliğin önemli olduğu tasarım çözüm odaklıdır. Böylelikle Moda Tasarımı Haute Couture tasarım amacı doğrultusunda ilerler ve müşterisinin ihtiyacına göre şekillenmektedir. Tasarım kavramında önemli olan tüm nesneler detaylardan meydana gelmektedir dolayısıyla tasarımı önemli kılan onun detaylarında saklı olmasıdır.

Haute Couture tasarımcının olması gereken özelliklerinden biri ise tüm detayları yakalayabilecek iyi bir gözleme sahip olması bunun için güncel modayı takip etmesi bunu yapabilmek için ise moda tarihi dönem hareketlerinin, gelişmeleri hakkında bilgi sahibi olması gerekmektedir. Haute couture tasarımcı beden üzerinde kumaşla uygulamalarda bulunurken adeta bir heykeltıraş gibi sanatını icra etmekte bunun yanı sıra uyguladığı ürün tasarımcının imza karakterini yansıtmaktadır. Tasarım sürecindeki teknikler tasarım kalitesini oluşturduğu gibi tasarımcının dışavurumunun da katkıda bulunduğunu göstermektedir.